<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tr Partner.Com</title>
	<atom:link href="http://www.trpartner.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.trpartner.com</link>
	<description>Sohbet, chat, sohbet sitesi, sohbet odası, chat sohbet</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 10:30:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>obezite nedir</title>
		<link>http://www.trpartner.com/genel/obezite-nedir.html</link>
		<comments>http://www.trpartner.com/genel/obezite-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 10:26:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trpartner.com/?p=786</guid>
		<description><![CDATA[Obezite en yalın anlatımı ile vücutta aşırı yağ dokusu birikimi olarak tanımlanırken hastalık boyutuna birçok kurum ve kuruluş farklı tanımlar getirmiştir. Morbid obezite yani hastalık düzeyinde şişmanlık; oluşumunda kalıtımsal, davranışsal, sosyal, kültürel ve çevresel etkenlerin olduğu, sağlık ile ilintili bedensel, ruhsal ve ekonomik sorunlar yaratan süreğen, çok nedenli bir hastalıktır. Vücutta sağlığı kötü yönde etkileyecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Obezite en yalın anlatımı ile vücutta aşırı yağ dokusu birikimi olarak tanımlanırken hastalık boyutuna birçok kurum ve kuruluş farklı tanımlar getirmiştir.</p>
<p>Morbid obezite yani hastalık düzeyinde şişmanlık; oluşumunda kalıtımsal, davranışsal, sosyal, kültürel ve çevresel etkenlerin olduğu, sağlık ile ilintili bedensel, ruhsal ve ekonomik sorunlar yaratan süreğen, çok nedenli bir hastalıktır.</p>
<p>Vücutta sağlığı kötü yönde etkileyecek düzeyde yağ birikimi. (Dünya Sağlık Örgütü 1997 )</p>
<p>Şişmanlık karmaşık, çok nedenli ve süreğen olan ve kalıtım ile çevre şartlarının etkileşiminden oluşan bir hastalıktır. ( ABD Ulusal Kalp Akciğer ve Kan enstitüsü )</p>
<p>Şişmanlığın kişinin sağlığını tehdit edecek ve yaşam süresini etkileyecek boyutta olması. ( Avrupa Laparoskopik Cerrahi Derneği )</p>
<p>SINIFLANDIRMA</p>
<p>ZAYIF VKİ < 18.5 NORMAL VKİ 20 – 24 KİLOLU VKİ 25.0 – 29.9 Kg / m ŞİŞMAN VKİ 30.0 - 34.9 EVRE 1 VKİ 35.0 - 39.9 EVRE 2 AŞIRI ŞİŞMAN VKİ > 40 EVRE 3 Morbid obezite yani hastalık derecesinde şişmanlık VKİ &#8216;nin 40&#8242;ın üzerinde olması yada VKİ &#8216;nin 35 ve üstü ve yandaş hastalık olması durumda kullanılan terimdir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trpartner.com/genel/obezite-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi son dönem</title>
		<link>http://www.trpartner.com/genel/ameliyatsiz-kil-donmesi-tedavisi-son-donem.html</link>
		<comments>http://www.trpartner.com/genel/ameliyatsiz-kil-donmesi-tedavisi-son-donem.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 10:24:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trpartner.com/?p=784</guid>
		<description><![CDATA[KIL dönmesi daha çok 15-25 yaş gurubunda görülen bir hastalıktır Üretkenlik yaşı olması sebebiyle bu gurup hastaların zaman kaybı önemlidir. Okula veya dersaneye giden yada aktif olarak çalışan birinin 15-30 gün evde yatması ciddi bir sorun olmaktadır.Bu durumu çözmeye çalışan çağdaş tedavi kurumları, değişik tedavi seçenekleri uygulayabilmektedir. Bunların en yaygın bilineni gümüş (gümüş nitrat – [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KIL dönmesi daha çok 15-25 yaş gurubunda görülen bir hastalıktır Üretkenlik yaşı olması sebebiyle bu gurup hastaların zaman kaybı önemlidir.</p>
<p>Okula veya dersaneye giden yada aktif olarak çalışan birinin 15-30 gün evde yatması ciddi bir sorun olmaktadır.Bu durumu çözmeye çalışan çağdaş tedavi kurumları, değişik tedavi seçenekleri uygulayabilmektedir.</p>
<p>Bunların en yaygın bilineni gümüş (gümüş nitrat – nitrat de argant ) tedavisi ve fenol ( phenol – kristalize formik asit – kristalize fenol ) tedavisidir.</p>
<p>Bu tedavi yöntemleri ilk uygulandığı dönemlerde giriş deliği alınmadığı için daha sık tekrarlamaktaydı ve bu konuda statükocu doktorların eleştirisini almaktaydı.</p>
<p>Son zamanlarda uygulayıcı sayısının artışıyla birlikte uygulamaya yenilikler eklenmektedir.Hasta sayısının fazlalığı sayesinde değişik yöntemlerin en etkilisi kliniğimizde uygulanmaktadır.</p>
<p>Klinik olarak geliştirdiğimiz ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi olarak adlandırılan mikro sinüsektomi yöntemin farkları şu şekilde özetlenebilir;Klasik ameliyatlarda asıl hastalıklı alan olan sinüsü çıkarmak için cilt 12-25 cm kesilir oluşan açıklık ya açık bırakılır yada çeşitli şekillerde dikilir.Uyguladığımız yöntemdeyse aynı sinüsü cildi 1-1,5 cm kestiğimiz delikten çıkarıp oluşan 1 cm – 1.5 cm açıklığı gizli dikişlerle kapatıyoruz.</p>
<p>Bu sayede hasta tedaviden 10 dakika sonra arabasını sürerek işine dönebiliyor.Cilt altında kıl kırıntısı veya başka yabancı cisim kalma ihtimali varsa oluşan boşluk kristalize fenolle yıkanır.</p>
<p>Yöntemin üstünlükleri şu şekilde sıralanabilir</p>
<p>*İş gücü kaybı yoktur.Klasik ameliyat sonrası 15 gün yüz üstü toplam 1-2 ay istirahat önerilirken bu yöntemde kişi aynı gün işine dönebilir<br />
*Ağrı olmaz.</p>
<p>Açık ameliyatta gerginlik sebebiyle ciddi ağrı olurken bu yöntemde ağrı kesici almayı gerektirmeyecek düzeyde ağrı olabilir.<br />
*Yara bakımı pansuman gerekmez.</p>
<p>Kapalı ameliyatta 15 gün pansuman (açık ameliyatta 2-5 ay) ve yara bakımı gerekirken yöntemimizle tedavi ettiğimiz kişiler 48 saat sonra normal banyolarını yaparlar.<br />
*Tekrar ihtimali düşüktür.Klasik ameliyatlarda % 5 – 40 arasında değişen tekrar ihtimali yöntemimizin ilk uygulamasında % 3 civarıdır.<br />
*Narkoz ve narkoz riski yok.1-2 cm lik alanın lokal anestezi ile uyuşturulması yeterli olmaktadır.<br />
*İltihap riski; yaralama alanı küçük olduğu için normal ameliyata oranla çok daha düşüktür.<br />
*Yara izi:Arka planda kaldığı için önemsenmeyebilir ama bayanlarda Z plasti (flap yöntemlerinin tümü) ameliyatlarından sonra her bir bacağı 8-14 cm uzunluğunda Z harfi şeklinde büyük bir iz kalır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trpartner.com/genel/ameliyatsiz-kil-donmesi-tedavisi-son-donem.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ATATÜRKÜN SÖZLERİ</title>
		<link>http://www.trpartner.com/mesajlar/ataturkun-sozleri.html</link>
		<comments>http://www.trpartner.com/mesajlar/ataturkun-sozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 07:45:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mesajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trpartner.com/?p=780</guid>
		<description><![CDATA[ATATÜRK&#8217;ÜN SÖZLERİ ● Bütün ümidim gençliktedir. ● Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet&#8217;i biz kurduk, O&#8217;nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz. ● Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir. ● Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur. ● Ey Türk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK&#8217;ÜN SÖZLERİ</p>
<p>● Bütün ümidim gençliktedir. </p>
<p>● Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet&#8217;i biz kurduk, O&#8217;nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.</p>
<p>● Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.   </p>
<p>● Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur. </p>
<p>● Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. </p>
<p>● Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet&#8217;e sahip çıkmak, Çanakkale&#8217;yi, Kurtuluş Savaşı&#8217;nı kazanan  ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir. </p>
<p>● Sizler, yani yeni Türkiye&#8217;nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz&#8230; Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. </p>
<p>● Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister. </p>
<p>● &#8220;&#8230;bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir.&#8221;</p>
<p>● Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar &#8220;Tam Bağımsızlık&#8221; ve &#8220;Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlikten ibarettir. Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız Egemenliğidir&#8230;</p>
<p>● Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!</p>
<p>● Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.</p>
<p>● Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.</p>
<p>● Ne mutlu Türküm diyene!</p>
<p>● Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.</p>
<p>● Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı&#8230; Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız. </p>
<p>● Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.</p>
<p>● &#8220;Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk&#8217;ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol&#8230;&#8221;</p>
<p>● Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneği kazanmamıştır.</p>
<p>● &#8220;Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir&#8230;&#8221;</p>
<p>● &#8220;Cumhuriyeti kuranlar onu korumaya da muktedir olmalıdır.&#8221;</p>
<p>● Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır. </p>
<p>● Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur.</p>
<p>● Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.</p>
<p>● İstiklal, istikbal, hürriyet, herşey adaletle kaimdir!</p>
<p>● Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.</p>
<p>● Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.</p>
<p>● Öğretmenler! Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Yeni nesli bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir. </p>
<p>● Öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.</p>
<p>● Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir. </p>
<p>● Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruat.</p>
<p>● Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir, fakat insanda yorgunluğu yenebilecek mânevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür. </p>
<p>● Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.</p>
<p>● Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.</p>
<p>● Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.</p>
<p>● Öyle istiyorum ki, Türk Dili bilim yöntemleriyle kurallarını ortaya koysun ve her dalda yazı yazanlar, bütün terimleriyle çoğunluğun anlayabileceği güzel, ahenkli dilimizi kullansınlar.</p>
<p>● Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.</p>
<p>● Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.</p>
<p>● Müspet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.</p>
<p>● Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar.</p>
<p>● Milletlerin tarihinde bazı dönemler vardır ki, belli amaçlara erişebilmek için maddî ve manevî ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve aynı doğrultuya yöneltmek gerekir. Yakın yıllarda milletimiz, böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin önemli sonuçlarını kavramıştır. Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir.</p>
<p>● Birçok güçlükler ve engeller karşısında bulunduğumuzu biliyoruz. Bunların hepsini inceleme ile, gayret ve iman ile ve millet aşkının sarsılmaz kuvvetiyle birer birer çözüp sonuçlandıracağız. O millet aşkı ki, her şeye rağmen içimizde sönmez bir kuvvet, dayanıklılık ve ateş kaynağıdır.</p>
<p>● Bizim milletimiz vatanı için, özgürlüğü ve egemenliği için özverili bir halktır; bunu kanıtladı. Milletimiz, yaptığı devrimlerin kıskanç savunucusudur da. Benliğinde bu erdemler yerleşmiş bir milleti, yürümekte olduğu doğru yoldan hiçbir kimse, hiçbir kuvvet alıkoyamaz.</p>
<p>● Arkadaşlar! Devrimimiz Türkiye&#8217;nin yüzyıllar için mutluluğunu üstlenmiştir. Bize düşen onu kavrayarak ve takdir ederek çalışmaktır. </p>
<p>● Adımlarını, attığımız uygarlık ve yenilik adımlarına uydurmak istemeyenler ne talihsizdirler! Bu gibiler hâlâ milleti aldatacaklarını ümit ediyorlarsa bu ümitleri, kendilerinin zarara uğramalarından başka bir sonuç vermeyeceğine şimdiden emin olabilirler. </p>
<p>● Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.</p>
<p>● Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.</p>
<p>● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.</p>
<p>● Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.</p>
<p>● Yurtta sulh, cihanda sulh.</p>
<p>● Türk milletinin istidadı ve kati kararı medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir. </p>
<p>● Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, cumhuriyet idaresidir. </p>
<p>● Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır. </p>
<p>● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.</p>
<p>● Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.</p>
<p>● Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.</p>
<p>● Bir dinin tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.</p>
<p>● Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.</p>
<p>● Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.</p>
<p>● Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.</p>
<p>● Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.</p>
<p>● Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.</p>
<p>● Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.</p>
<p>● Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.</p>
<p>● Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.</p>
<p>● Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.</p>
<p>● Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.</p>
<p>● İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?</p>
<p>● Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.</p>
<p>● Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.</p>
<p>● Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.</p>
<p>● Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.</p>
<p>● Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.</p>
<p>● Hiçbir zafer amaç değildir. Zafer, ancak kendisinden daha büyük bir amacı elde etmek için belli başlı bir vasıtadır.</p>
<p>● Zafer, bir fikrin istihsâline (elde edilmesine) hizmeti nispetinde kıymet (değer) ifade eder. Bir fikrin istihsâline dayanmayan bir zafer pâyidar olamaz (yaşayamaz). O, boş bir gayrettir.</p>
<p>● Her büyük meydan muharebesinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur.</p>
<p>● Türkiye&#8217;nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve layık olan köylüdür. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin iktisadi siyaseti bu aslî gayeye erişmek maksadını güder.</p>
<p>● Basın milletin müşterek sesidir. Başlıbaşına bir kuvvet, bir okul, bir öncüdür.</p>
<p>● Ekonomik kalkınma, Türkiye&#8217;nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir.</p>
<p>● Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.</p>
<p>● Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.</p>
<p>● Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız. </p>
<p>● Tarih bir milletin kanını, varlığını hiçbir zaman inkar edemez.</p>
<p>● Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.</p>
<p>● Millete efendilik yoktur. Hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.</p>
<p>● Biz barış istiyoruz dediğimiz zaman tam bağımsızlık dediğimizi herkesin anlaması gerekir. </p>
<p>● Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.  </p>
<p>● Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım. </p>
<p>● Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner. </p>
<p>● Memleket mutlaka modern medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır. </p>
<p>● Yeni Türkiye Devleti temellerini süngüyle değil, süngünün de dayandığı ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye Devleti cihangir bir devlet olmayacaktır. Fakat yeni Türkiye Devleti bir ekonomi devleti olacaktır. </p>
<p>● Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur. </p>
<p>● Devrim yasası, eldeki yasaların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız devrim ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır. </p>
<p>● Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla meydana gelir. </p>
<p>● Toplumdaki başarısızlığın sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır.<br />
● Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu&#8230; Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir. </p>
<p>● Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.  </p>
<p>● Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir.<br />
● Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum. </p>
<p>● Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir.<br />
● Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. </p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● Bombasırtı olayı (14 Mayıs 1915) çok önemli ve Dünya savaş tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir olaydır. Karşılıklı siperler arası 8 metre, yani ölüm kesin. Birinci siperdekilerin hepsi kurtulmamacasına düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerlerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğuk kanlılıkla biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur&#8217; an-ı Kerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale savaşlarını kazandıran bu yüksek ruhtur.  </p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● Tam bağımsızlık, ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan yoksun olunca, o devletin bütün hayat ışıklarında bağımsızlık felç olur. </p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz. </p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● Zafer, &#8220;Zafer benimdir&#8221; diyebilenindir. Başarı ise, &#8220;Başaracağım&#8221; diye başlayarak sonunda &#8220;Başardım&#8221; diyebilenindir. </p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● Egemenlik verilmez, alınır. </p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır. </p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir&#8230; Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir… Türk milletinin tarihi bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır&#8230;&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Türk’ün haysiyeti, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Türk milleti güzel her şeyi her medeni şeyi, her yüksek şeyi sever, takdir eder. Fakat muhakkaktır ki, her şeyin üstünde taktir ettiği bir şey varsa o da kahramanlıktır.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Bizim milletimiz, vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakar bir halktır.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Bizim başka milletlerden hiç bir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, Yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Büyük şeyleri büyük milletler yapar.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir. Milletimizde bu kabiliyet ve tekamül var olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yeterli olamazdı.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı ben hiç birşey yapamazdım.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Giriştiğimiz büyük işlerde, milletimizin yüksek kabiliyet ve yüksek sağduyusu başlıca rehberimiz ve başarı kaynağımız olmuştur.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Türk kuvvet ve zekasının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Gerektiğinde vatan için bir tek fert gibi yekpare azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet elbette büyük bir geleceğe layık ve aday olan bir millettir.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal&#8230; İkinci Mustafa Kemal, onu &#8220;ben&#8221; kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur! </p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, ayni esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Öğretmenler; Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesli sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakarlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir&#8230; Sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>● &#8220;Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>ATATÜRK&#8217;ÜN TÜRK GENÇLİĞİNE HİTABESİ<br />
NUTUK (Söylev) &#8211; Ankara, 20 Ekim 1927</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk tarafından 20 Ekim 1927 tarihinde Nutuk&#8217;un sonunda Türk Gençliği&#8217;ne yönelik yaptığı konuşmadır (Seslenişi). Nutuk, Atatürk&#8217;ün Kurtuluş Savaşı&#8217;nı anlattığı 15 &#8211; 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşmasıdır. </p>
<p>Türk Gençliğine Bıraktığımız Kutsal Armağan </p>
<p>Saygıdeğer baylar, sizi, günlerce işlerinizden alıkoyan uzun ve ayrıntılı sözlerim, en sonu tarihe mal olmuş bir dönemin öyküsüdür. Bunda, ulusum için ve yarınki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek kimi noktaları belirtebilmiş isem kendimi mutlu sayacağım</p>
<p>Baylar, bu söylevimle, ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük bir ulusun, bağımsızlığını nasıl kazandığını; bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım. </p>
<p>Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. </p>
<p>Bu sonucu, Türk gençliğine kutsal bir armağan olarak bırakıyorum.   </p>
<p>Ey Türk Gençliği! </p>
<p>Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. </p>
<p>Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. </p>
<p>Ey Türk istikbalinin evladı! </p>
<p>İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trpartner.com/mesajlar/ataturkun-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>anlamlı sözler</title>
		<link>http://www.trpartner.com/mesajlar/anlamli-sozler.html</link>
		<comments>http://www.trpartner.com/mesajlar/anlamli-sozler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 06:42:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mesajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trpartner.com/?p=777</guid>
		<description><![CDATA[Boş zaman yoktur boşa geçen zaman vardır. Tagore Yirmi yaşındaki bir insan, dünyayı değiştirmek ister . Yetmiş yaşına gelince , yine dünyayı değiştirmek ister, ama yapamayacağını bilir. Clarence S.Darrow İki şeyin sonsuz olduğunu biliyorum; evren ve aptallık. Aslında ilki konusunda çok da emin değilim. Albert Einstein Sahip olduğunuz tek şey çekiçse, her şey çivi gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Boş zaman yoktur boşa geçen zaman vardır. Tagore</p>
<p>Yirmi yaşındaki bir insan, dünyayı değiştirmek ister . Yetmiş yaşına gelince , yine dünyayı değiştirmek ister, ama yapamayacağını bilir. Clarence S.Darrow </p>
<p>İki şeyin sonsuz olduğunu biliyorum; evren ve aptallık. Aslında ilki konusunda çok da emin değilim. Albert Einstein</p>
<p>Sahip olduğunuz tek şey çekiçse, her şey çivi gibi görünmeye başlar. Abraham Maslow</p>
<p>Çevrendekileri alçaltarak değil; kendini gerçekten yükselterek büyüyebilirsin.</p>
<p>Cesur ol. Değilsen bile öyle davran hiç kimse aradaki farkı anlayamaz. </p>
<p>Tecrübe herkesin kendi hatalarına verdiği addır.</p>
<p>Kral da, dilenci de ayni istahla acikirlar. -Montaigne-</p>
<p>Öyle alçak bir kapidir ki açlik, geçilmesi zaruri oldu mu, insan artik ne kadar büyükse, o kadar çok egilir. -Victor Hugo-</p>
<p>Yeryüzünde hiçbir gida açlik kadar lezzetli degildir. &#8211; Cervantes-</p>
<p>Adaletin hakim oldugu yerde silahin yeri yoktur. -Amyot-</p>
<p>Kuvvete dayanmayan adelet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir. -Pascal-</p>
<p>Iyi olmak kolaydir, zor olan adil olmaktir. -Victor Hugo-</p>
<p>Bir düsmani affetmek, bir dostu affetmekten daha kolaydir. -Mme Dorothe Delusy-</p>
<p>Baskalarini sik sik affedin, ama kendinizi asla. Publilius Syrus</p>
<p>Beraber aglamaktaki tatlilik kadar hiçbirsey kalpleri birbirine baglayamaz. -Rousseau-</p>
<p>Baskalarinin bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklimizla akilli olabiliriz. -Montaigne-</p>
<p>Akilli bir insan kazandigi paranin birazini, aldigi nasihatin ise bir çogunu bir yana koyar. -Harry Carns-</p>
<p>Akilli adam hem kitaplari, hemde dogrudan dogruya hayati okur. -Lin Yutang-</p>
<p>Akilli bir kimse, düsmanindan da akil ögrenmeyi ihmal etmez. -Beydeba-</p>
<p>Aklin gücüne hiçbir engel karsi duramaz. -Marcus Aurelius-</p>
<p>Akillilar, zayif taraflarini bildiklerinden yanilmayacaklarini ileri sürmezler. -Thomas Jefferson-</p>
<p>Her zaman aklimizin ardisira gidelim, halkin taktiride, cani isterse ardimizdan gelsin. -Montaigne-</p>
<p>Akilli adam, buldugundan daha fazla firsat yaratan adamdir. -Francis Bacon-</p>
<p>Akilli olmakta birsey degil, mühim olan o akli yerinde kullanmaktir. -Descartes-</p>
<p>Akilzsizlar hirsizlarin en zararlilaridir: Zamaninizi ve nesenizi çalarlar. -Goethe-</p>
<p>Ben bilmedigimi bildigim için diger insanlardan akilliyim. -Sokrat-</p>
<p>Akilli bir insanin dünyasi bütün dünyadir. -Aristofanes-</p>
<p>Aliskanliklarin zincirleri, önce duyulmayacak kadar hafif, sonra kirilamayacak kadar güçlü olurlar. -Benjamin Dizraelli-</p>
<p>Bazi amaçlar o kadar degerlidir ki, o yolda maglup olmak bile zafer sayilir.</p>
<p>Eti tadan köpek, artik kuru ekmege dönmez. -Ahmet Hasim-</p>
<p>Insanligin büyük ve muhtesem eseri, bir amaçla yasamayi bilmektir. -Montaigne-</p>
<p>Kadinlar zayiftir ama analar kuvvetlidir. -Victor Hugo-</p>
<p>Birbirimizi bagislayabilmeden önce, birbirimizi anlamamiz gerekir. -Emma Goldman-</p>
<p>Hakiki arkadaslik, sihhatten farksizdir, kiymeti, ancak elden gittikten sonra anlasilir. -Golti-</p>
<p>Öğrenmek, akıntıya karşı yüzmek gibidir ilerleyemediğiniz taktirde gerilersiniz. -Çin Sözü</p>
<p>Unutulmak istemiyorsan, ya okunacak şeyler yaz,ya da yazılmaya değer şeyler yap. -Benjamin Franklin</p>
<p>Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan yeni okyanuslar keşfedemez. -Andre Gide</p>
<p>İnsanlar yanlış yapabilirler , yalnız büyük insanlar yanlışlarını anlarlar. -F.Von Kotzebue</p>
<p>Her kapıyı açmanın kestirme yolu habire anahtar aramak değil, anahtar adam olabilmektir. -R.Ş.Apuhan</p>
<p>Herkes aynı şeyi düşünüyorsa,hiç kimse fazla bir şey düşünmüyor demektir. -W.Lippmann</p>
<p>Dün yaptığınız şey size hala çok iyi görünüyorsa ,bugün yeterli değilsiniz demektir. -Earle Wilson</p>
<p>Düşünme zihnin işi, hayal ise zevkidir. Düşünme yerine hayal etmek, zehiri besinden ayırt edememektir. -Victor Hugo</p>
<p>Az şey bilirsek bir şeyin doğru olduğuna emin olabiliriz, bilgi artınca şüphede artar. -Goethe</p>
<p>Dün, dünle beraber gitti cancağızım; bugün yeni şeyler söylemek ( yapmak ) lazım. -Mevlana</p>
<p>Geçmişten çok geleceği düşünmeliyiz, çünkü bundan sonra orada yaşayacağız. -Thomas Browne</p>
<p>Yapılmış küçük işler,planlanmış büyük işlerden çok daha iyidir. -PETER MARSHALL</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trpartner.com/mesajlar/anlamli-sozler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sevgi mesajları</title>
		<link>http://www.trpartner.com/mesajlar/sevgi-mesajlari.html</link>
		<comments>http://www.trpartner.com/mesajlar/sevgi-mesajlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 08:40:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mesajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trpartner.com/?p=775</guid>
		<description><![CDATA[Seni özledikçe bir yıldız daha çiziyorum gökyüzüne ,kaç yıldız oldu bilmiyorum ;ama benim de bir gökyüzüm var artık. Gece midir insanı hüzünlendiren yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen ?Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen? Bir başka yüze gülersem sanma bu bir muhabbettir severim bütün güzelleri çünkü onlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seni özledikçe bir yıldız daha çiziyorum gökyüzüne ,kaç yıldız oldu bilmiyorum ;ama benim de bir gökyüzüm var artık.</p>
<p>Gece midir insanı hüzünlendiren yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen ?Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?</p>
<p>Bir başka yüze gülersem sanma bu bir muhabbettir severim bütün güzelleri çünkü onlar senden eserdir. </p>
<p>Mutluluğun gökyüzünden dökülen yağmurlar kadar bol olsun o kadar mutlu ol ki gözlerindeki mutluluk mutluluğu arayan mutsuzların umudu olsun.</p>
<p>Geceyi takip eden güneşin aydınlığı kadar aydınlık bir dünyan olsun.Senin de yanında değerini bilecek kadar değerli bir insan olsun.</p>
<p>Hüznün yüreğime ne zaman yer etti bilmem ;ama orada hep kalacağa benzer.Yine sabaha dalarken seni düşünüyorum ve yine yoksun be sevdiğim!</p>
<p>Bir gün sokaklar boyu ararsan sevgiyi bir dağ eteğinde bir deniz kenarında yaşla dolarsa gözlerin uzat bana elini unutma ben senin yanındayım.</p>
<p>Soytarılık etmeden güldürmek seni, ekmek çalmadan doyurmak ve doğan güneşe haksızlık etmeden bütün aydınlıklar içinde süzülmek gibi mülteci isteklerim oldu ama bilmiyorsun.</p>
<p>Öfkeni yapraklara yaz sonbaharda dökülsün.<br />
Derdini rüzgarlara yaz estikçe uzaklara götürsün.<br />
Sevgimi kalbine yaz öldüğünde seninle mezara gömülsün.</p>
<p>Haydi uyandır beni , söyle gördüğüm zamansız bir düş mü, haydi git uzaklaş yokluğuna inandır beni ,gerçekten yoruldum her buduğum yerde seni kaybetmekten.</p>
<p>Ruhumu yere vurup hasret çektiren olsan da ne aşkına bedduam ne de sana kinim var,derya gibi akan bir derdim olsa da mahşere kadar seni unutmamaya yeminim var.</p>
<p>Yaşayabileceğim en güzel aşkı yaşattığın için sana beni seninle karşılaştırdığı için Tanrıya seni görebileceğim için yarınıma şükrederek yatıyorum.<br />
Sevmek çaydır sevilmek şeker biz çayı hep şekersiz içeriz.</p>
<p>Sev seni seveni hak ile yeksan etse de sevme seni sevmeyeni Mısır&#8217;a sultan etse de</p>
<p>Gün biter gülüşün kalır bende<br />
Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır.<br />
Kapanmaz gülüşünün açtığı yara<br />
Uçurum olur cellat olur her gece<br />
Gün biter gülüşün kalır bende</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trpartner.com/mesajlar/sevgi-mesajlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslamda Adetten Sonra Yıkanmadan Cinsel ilişki Caiz midir ?</title>
		<link>http://www.trpartner.com/cinsellik/islamda-adetten-sonra-yikanmadan-cinsel-iliski-caiz-midir.html</link>
		<comments>http://www.trpartner.com/cinsellik/islamda-adetten-sonra-yikanmadan-cinsel-iliski-caiz-midir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 08:34:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trpartner.com/?p=773</guid>
		<description><![CDATA[Hanefi âlimlerine göre, adet hali olan kadının hayız süresinin en çoğu olan on gün geçerse, kan da kesilirse yıkanmadan cinsel ilişkide bulunabilinir. Şafii ve Maliki âlimlerine göre ise, yıkandıktan sonra cinsel ilişkide bulunabilinir. Bazı âlimlere göre de yıkanması gerekmez, yalnız cinsel organının yıkamakla cinsel ilişki helal olur. Bu farklılık “Onlar temizleninceye kadar yaklaşmayınız” (Bakara Suresi: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hanefi âlimlerine göre, adet hali olan kadının hayız süresinin en çoğu olan on gün geçerse, kan da kesilirse yıkanmadan cinsel ilişkide bulunabilinir.</p>
<p>Şafii ve Maliki âlimlerine göre ise, yıkandıktan sonra cinsel ilişkide bulunabilinir.</p>
<p>Bazı âlimlere göre de yıkanması gerekmez, yalnız cinsel organının yıkamakla cinsel ilişki helal olur. </p>
<p>Bu farklılık “Onlar temizleninceye kadar yaklaşmayınız” (Bakara Suresi: 222) ayetindeki temizlik anlayışından kaynaklanmaktadır. İmam-ı azama göre buradaki temizlik hayzın kesilmesi demektir. Dolayısıyla adet bitiminden sonra yıkanmadan cinsel ilişkide bulunmak caizdir. Ancak yıkanmak müstehaptır.</p>
<p>Kaynak: Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trpartner.com/cinsellik/islamda-adetten-sonra-yikanmadan-cinsel-iliski-caiz-midir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>cinsel yolla bulaşan hastalıklar nelerdir</title>
		<link>http://www.trpartner.com/cinsellik/cinsel-yolla-bulasan-hastaliklar-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.trpartner.com/cinsellik/cinsel-yolla-bulasan-hastaliklar-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 08:33:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trpartner.com/?p=771</guid>
		<description><![CDATA[Bu hastalıklar kadın ve erkekleri, doğacak çocuklarını ve yakın çevrelerini etkiler. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan uzak durmak için bu hastalıkların neler olduğunu, nasıl korunulacağını ve belirtilerini bilmek gereklidir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kadınlara erkeklerden daha fazla etki yapar. Bu hastalıkların çoğu tedavi edilebilir. Tedavi edilmediklerinde ise, kısırlıktan ölüme dek pek çok olumsuz sonuca yol açabilirler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hastalıklar kadın ve erkekleri, doğacak çocuklarını ve yakın çevrelerini etkiler. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan uzak durmak için bu hastalıkların neler olduğunu, nasıl korunulacağını ve belirtilerini bilmek gereklidir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kadınlara erkeklerden daha fazla etki yapar. Bu hastalıkların çoğu tedavi edilebilir. Tedavi edilmediklerinde ise, kısırlıktan ölüme dek pek çok olumsuz sonuca yol açabilirler. Anne karnındaki bebekler ya da yeni doğmuş çocuklar için de tehlike oluştururlar.</p>
<p>Gonore (Bel soğukluğu)</p>
<p>Erkeklerde sık ve yanmalı idrar yapma ve akıntı; kadınlarda akıntı, adet düzensizliği, sık ve yanmalı idrara çıkma belirtileriyle tanınır.Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en sık rastlanılanıdır. Karın içi iltihaplarına, kısırlığa ve üreme organlarında apselere neden olur. Gebe kadında, doğum kanalından bebeğe bulaşabilir. Yeni doğan bebekte körlük, zatürre gibi hastalıklara yol açar. Hastalık bulaştıktan<br />
2-3 hafta sonra belirtiler başlar. Tedavisi kolay bir hastalıktır.</p>
<p>Sifiliz (Frengi)</p>
<p>Bütün vücudu etkileyen bir hastalıktır. Erken fark edildiğinde tedavi edilebilir. Annede varsa bebeğede geçebilir. Hastalığı yapan etkenin vücuda giriş yerinde şişkin ve ağrsız bir yara ile kendini belli eder. Tedavi edilmeyip ilerlerse,sinir sistemine zarar vererek körlüğe ya da sağırlığa yol açar. Kalp kasına zarar vererek kalp hastalıklarına neden olur. Vücudun çeşitli yerlerinde tümör oluşumuna ve ölüme neden olabilir.</p>
<p>Şankroid (Yumuşak Çıban)</p>
<p>Üreme organlarında ağrılı yaralarla kendini belli eder. Genellikle yaraya yakın kasıkta oluşan şişlikler zamanla büyür ve içindeki iltihap akar. Tedavisi kolaydır.</p>
<p>Klamidya</p>
<p>Kadınlarda sarı köpüklü bir akıntı ile kendini belli eder. Erkeklerde yanmalı idrara çıkma ve sarı akıntı ile belli olur. Kadınlarda karın içinde yaygın iltihaplanmalara yol açar. Bu durum kısırlığa, üreme organlarında apselere neden olur. Gebe kadınlarda yüksek ateş, düşük ve ölü doğuma yol açar. Doğum sırasında bebek, annenin doğum kanalından mikrobu alabilir ve akciğerlerinde ya da gözlerinde iltihaplar oluşabilir. Tedavisi kolaydır.</p>
<p>Trichomonas</p>
<p>Yeşil ve kötü kokulu bir akıntı ile belli olan bir hastalıktır. Kadında tüplerde iltihaplanmaya neden olarak geçici kısırlığa yol açabilir. Tedavisi kolaydır.</p>
<p>Herpes (Genital uçuk)</p>
<p>Üreme organlarında kaşıntılı ve ağrılı, uçuk şeklinde sivilceler görülür ve bunlar çok ağrılı yaralara dönüşür. Kendiliğinden iyileşir, ancak tekrarlar. Tedavisi zordur. İdrar yollarında hastalıklara, menenjite, kadınlarda rahim ağzı kanseri ve düşüklere neden olur. Bebek doğarken, doğum kanalından hastalığı alabilir. Gözleri, deriyi ve sinir sistemini etkiler, bebek ölümüne yol açabilir.</p>
<p>Üreme organı siğilleri ve deri kabarıklıkları</p>
<p>Dış üreme organlarında, haznede, makat ve idrar kanalının dışa yakın kısımlarında görülen, ağrısız, karnıbahar görünümünde et kümeleri belirtisi taşır. Tedavisi mümkün, ancak zordur. Tedavisi edilmezse kümeler büyüyerek çevre organlara zarar verir. Doğum yolunu, idrar kanalını, makatı tıkayabilir. Doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabilir ve bebeğin solunum yolunda siğiller oluşarak solunum sıkıntısına yol açabilir.</p>
<p>Hepatit – B</p>
<p>Su ve besinlerle bulaşan sarılık tipleri olduğu gibi kan ürünleriyle ve cinsel temasla geçen sarılık türleri de vardır. Hepatit B bunlardan biridir. Karaciğerde büyüme ve hassaslık, idrar renginde koyulaşma ve sarılık, ateş, kusma gibi belirtileri vardır. Hastalığın salgın olduğu yerlerde aşı yapılabilir. Karaciğer iltihabı,siroz, karaciğerde kanser ve ölüme neden olabilir. Kesin tedavisi yoktur. Vücudu güçlendirici tedavi, hastalığın zararını azaltır.</p>
<p>HIV-AİDS :</p>
<p>Cinsel yolla bulaşan virüslerden biridir. HIV taşıyan kanla veya kana temas etmiş araçlar yoluyla da bir insandan diğerine geçebilir. Anneden bebeğe, hamilelik döneminde, doğum sırasında ya da sütle bulaşabilir. HIV vücuda girdikten 3 ay sonra ‘ELISA’ testi ile saptanır. İnsana bulaşan HIV virüsü bazen hiç hastalık yapmayabilir. Ancak virüsü taşıyanlar başkalarına bulaştırabilir.</p>
<p>HIV’in neden olduğu hastalığa AIDS denmektedir. AIDS, tedavisi olmayan bir hastalıktır. Vücudun mikroplara karşı korunma sistemini bozarak bütün vücudu etkiler ve başka hastalıkların oluşmasına neden olur. HIV vücuda girdikten 5-10 yıl sonra ortaya çıkabilir. Hastalığın çıkma belirtileri arasında sürekli halsizlik, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, kilo kaybı, gece terlemeleri, cinsel organlarda uzun süreli yaralar ve tedavi ile geçmeyen mantarlar, zatürre sayılabilir. Vücudu güçlendiren tedavilerle hastanın yaşamı uzatılır.</p>
<p>HIV, virüsü taşıyan kişinin kullandığı klozet, bardak ya da çatıl, kaşık ile bulaşmaz. Virüs, tokalaşma, kucaklaşma, öpme ile bulaşmaz. Ancak ağzı ağıza öpüşmede kanamaya yol açacak sert öpüşmeler, ağızdaki yaralar, diş fırçalanması sırasında diş etlerinin kanamış olması bulaşmaya neden olabilir.</p>
<p>HIV virüsü sivrisinek ya da böcekler vasıtası ile insanlara bulaşamaz. HIV virüsü, tükürük, gözyaşı, ter aksırık, öksürük, idrar ve dışkıyla bulaşmaz.</p>
<p>Bulaşma yolları</p>
<p>En sık görülen bulaşma yolu, korunmasız cinsel ilişkilerdir.</p>
<p>Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunabilmek için,</p>
<p>Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunabilmek için, ne şekillerde bulaştıklarını ve güvenli cinselliğin ne olduğunu bilmek gerekir. Cinsel ilişki sırasında, erkeğin penisinin veya kadının salgısının (hazne sıvısının) diğer eşin ağzı, vaginası veya anüsüyle teması, bulaşmaya neden olabilir. Kucaklaşma, sarılıp yatma, öpüşme, masaj, elle okşama ve mastürbasyon güvenli yollardır. En güvenli yol vaginal (penis-hazne ilişkisi), anal (arkadan ilişki) ve oral (ağızla) cinsel ilişki sırasında kondom (prezervatif) kullanmaktır.</p>
<p>Penis vagina (hazne) ile temas ettiğinde, cinsel yolla bulaşan hastalıklar meniden vagina dokusuna veya vagina salgısından penisteki idrar deliğinin uç kısmına bulaşabilir. Vaginada veya peniste yara varsa, bulaşma kan ile vagina dokusuna veya penisteki idrar deliğinin uç kısmına olabilir.</p>
<p>Penisten akan sıvı veya meni ağızla temas ettiğinde, cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma ihtimali vardır. Ağızda kanama veya yara varsa, bulaşma ihtimali artar. Aynı şekilde ağız, vagina salgısı ile temas ettiğinde de bulaşma olabilir. Ayrıca ağzın, cinsel organlar ve anüs çevresindeki deri ile temasında parazitler bulaşabilir.</p>
<p>Anal (arkadan) cinsel ilişkide, cinsel yolla bulaşan hastalıklar meniden anüs dokusuna veya anüs dokusundaki kandan penisteki idrar deliğinin uç kısmına geçebilir.</p>
<p>Frengi, Hepatit B ve HIV için diğer bir bulaşma şekli , kan yoluyla bulaşmadır. Hasta kişiden kan nakli, hastayla aynı iğnenin veya aynı traş bıçağının kullanılması mikrobun bulaşmasına neden olur. İyi temizlenmemiş manikür-pedikür araçları, diş ve kadın doğum muayenesi araçları da bulaşmaya yol açar.</p>
<p>Korunma Yolları</p>
<p>Cinsel ilişki sırasında cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmayı sağlayacak tek yöntem kondom (prezervatif) kullanmaktır. Sperm öldürücü krem, köpük ve fitillerin (spermisitler) de bazı mikroplara karşı KISMEN koruyuculuğu vardır. Ancak bu maddeler tek başına korunmayı sağlamaz. Eğer spermisitler ve kondom birlikte kullanılırsa korunma oranı artar.<br />
Cinsel ilişkide bulunmamak da bir korunma yolu sayılır.<br />
Frengi, Hepatit B ve HIV için, kanla bulaşma yoluna dikkat edilmeli ve gerek kuaför ve berber salonlarındaki araç gerecin, gerekse eczane ve sağlık kuruluşlarındaki hizmet amaçlı araç gerecin temizliğinden emin olunmalıdır.<br />
Özellikle üreme organlarında meydana gelen yara, bere, sivilce ya da kaşıntıyla oluşan tahrişlerin hemen tedavi edilmesi, bulaşma tehlikesini azaltır.<br />
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşma tehlikesi, eş sayısında artışla birlikte artar. Paralı cinsel ilişkiye girenler, korunmak için daima kondom (prezervatif) kullanmalı ve bulaşmaya yol açacak davranışlardan kaçınmalıdır.<br />
Korunma yollarından bir diğeri, aşağıdaki belirtileri tanımak ve kişide ya da eşinde görüldüğü taktirde, derhal bir sağlık kuruluşun başvurmaktır.<br />
NOT: CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIĞI OLANLARIN EŞLERİNİN DE MUTLAKA TEDAVİ EDİLMESİ GEREKİR.</p>
<p>Belirtiler :</p>
<p>Erkeklerde ; </p>
<p>Sık idrara çıkma ve idrarda yanma, ağrı<br />
Penisten idrar sonrası veya sürekli akıntı<br />
Penis yüzeyinde ağrılı ülserler ve kasıklarda elle hissedilen sertlikler<br />
Kadınlarda ; </p>
<p>İdrara çıkmada ağrı ve yanma, sık idrara çıkma<br />
Hazneden koyu renkli ve kötü kokulu akıntı<br />
Her iki cinste ;</p>
<p>Cinsel birleşme sırasında ya da cinsel organlarda sürekli ağrı<br />
Sık ölü doğumlar<br />
Üreme organlarında siğiller<br />
Üreme organlarında uçuğa benzer döküntüler, şiddetli ağrı<br />
Makat veya perine (bacakların arasında kalan ve üreme organlarını örten kas dokusu) bölgesinde<br />
Apseler<br />
Düzenli aralıklarla tekrarlanan kanser taramaları (kadınlarda pap smear testi), erken teşhis için önemlidir.<br />
Yine çok bulaşıcı olan ve ölüme yol açan Hepatit-B virüsüne karşı aşılanma önemlidir. Her iki cinste de akıntılara dikkat etmek ve görüldüğünde hekime başvurmak gerekir. Erkekte ve kadında koyu renkli ve kokulu akıntılar cinsel yolla bulaşan hastalıkların belirtisidir. Beyaz ve kaşıntılı akıntılar ya da sırf kaşıntı, mantarların belirtisidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trpartner.com/cinsellik/cinsel-yolla-bulasan-hastaliklar-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AIDS</title>
		<link>http://www.trpartner.com/cinsellik/aids.html</link>
		<comments>http://www.trpartner.com/cinsellik/aids.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 08:32:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trpartner.com/?p=769</guid>
		<description><![CDATA[Aids Hakkında Türkçesi “Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu” olarak ifade edilen AIDS i, çağımızın en korkunç hastalıklarından biri olarak nitelendirebiliriz. AIDS hastalığının etkeni bir virüs olup kısaca HIV olarak adlandırılmaktadır. Bu virüsün 2 tipi vardır; HIV – 1 dünyada en yaygın görülen AIDS etkeni virüsüdür. HIV – 2 ise daha nadir olarak görülür, ancak batı Afrika [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aids Hakkında</p>
<p>Türkçesi “Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu” olarak ifade edilen AIDS i, çağımızın en korkunç hastalıklarından biri olarak nitelendirebiliriz. AIDS hastalığının etkeni bir virüs olup kısaca HIV olarak adlandırılmaktadır. Bu virüsün 2 tipi vardır; HIV – 1 dünyada en yaygın görülen AIDS etkeni virüsüdür. HIV – 2 ise daha nadir olarak görülür, ancak batı Afrika da sık rastlandığı bildirilmiştir.</p>
<p>AIDS, kişiyi hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sisteminin zayıflamasından dolayı ortaya çıkan hastalıklar kombinasyonu için kullanılan tıbbi bir tanımdır. Bağışıklık yetmezliği, HIV in neden olduğu enfeksiyon sonrası ortaya çıkar. Bu virüs insanın bağışıklık sistemini bozarak, vücudun normalde dirençli olduğu birçok hastalığa karşı kendini koruyamamasına neden olur. Bağışıklığını kaybetmiş olan insan vücudu, herhangi bir basit solunum yolu enfeksiyonuna, mantar enfeksiyonlarına ve benzerlerine kolayca yenik düşebilmektedir. AIDS, HIV enfeksiyonunun son safhasıdır.</p>
<p>HIV / AIDS tüm dünyada hızla yayılmaktadır.</p>
<p>Hastalığa ait özellikler;</p>
<p>Kan yoluyla ve cinsel ilişkiyle hızla yayılabilmektedir.<br />
Kadınlarda ve erkeklerde, yani her iki cinste de görülebilmektedir.<br />
Her yaştaki insanlarda görülebilir.<br />
HIV / AIDS in kesin tedavisi halen yoktur.<br />
HIV / AIDS in henüz koruyucu bir aşısı da mevcut değildir.<br />
AIDS virüsünü kanında taşıyan kişi ya AIDS taşıyıcısı, ya da AIDS hastası konumundadır. AIDS taşıyıcısı olan bir kişi, hiç bir klinik belirti göstermeden toplum içinde yaşıyabilmektedir. Fakat, belli bir süre sonunda ( ortalama 2 -8 yıl ) taşıyıcı kişi, çeşitli klinik belirtiler göstererek AIDS hastası olmaktadır. AIDS hastasını bekleyen kesin son ise, ( tedavi edici bir ilaç bulunmadığı sürece ) ölümdür.</p>
<p>HIV / AIDS ‘in Bulaşma Yolları</p>
<p>Cinsel ilişki, kanında HIV taşıyan kişiyle cinsel ilişkide ( vajinal, anal veya oral ) bulunmakla HIV bulaşabilir.<br />
Kan yoluyla, HIV / AIDS li kişinin kan, kan ürünleri, doku veya organlarının nakliyle bulaşabilir.<br />
HIV / AIDS li anneden gebeliği süresince veya doğum esnasında bebeğe HIV geçebilmektedir. Daha az oranda olmakla beraber annenin bebeği emzirmesiyle ( anne sütüyle ) bebeğe HIV bulaşabilir.<br />
HIV Nasıl Bulaşmaz</p>
<p>El sıkışma<br />
Sosyal öpüşme ( yanaktan yanağa )<br />
Kucaklaşma<br />
Başkasının giysisini giyme ile<br />
Tükrük, göz yaşı, ter, öksürük, aksırıkla<br />
HIV bulaşması söz konusu değildir. Yiyeceklerle, aynı tabak, çatal, kaşık, bardak, aynı tuvalet ve banyoyu kullanma, telefon ve benzerlerini kullanmakla HIV / AIDS bulaşmamaktadır.Toplu taşıma araçlarında olduğu gibi ortak ve kalabalık mekanlarda bulunmakla da HIV / AIDS bulaşmaz. Sivrisinek ve her türlü böceğin sokmasıyla da HIV in bulaşmadığı kanıtlanmıştır.</p>
<p>Yapılan araştırmalarla, hekim ve hemşirelerin olduğu kadar HIV / AIDS li hasta ve hasta yakınlarının da bu konudaki bilgilerinin genelde yetersiz oldukları saptanmıştır. Sağlıkla ilgili her konuda yeterli düzeyde bilgi sahibi olması gereken hemşire ve yardımcı sağlık personeli yanında, hastalığın yayılmasında önemli rolleri olan taşıyıcıların da yayılma ve korunma yolları konusunda bilgi sahibi olması insani bir görev kabul edilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trpartner.com/cinsellik/aids.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öpüşme Yolu ile Bulaşan Hastalıklar nelerdir</title>
		<link>http://www.trpartner.com/cinsellik/opusme-yolu-ile-bulasan-hastaliklar-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.trpartner.com/cinsellik/opusme-yolu-ile-bulasan-hastaliklar-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 08:30:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trpartner.com/?p=767</guid>
		<description><![CDATA[Öpüşme solunum (boğaz-burun) sekresyonları ( salgıları) ile direk fiziksel temasın olduğu bir durumdur. Her iki taraf için de salgıların fiziksel transferi söz konusudur. Öpüşme ile enfekte salgılar yoğun bir şekilde karşı tarafa aktarılabilir. Temas sonucu bulaşan bu sekresyonlarda yoğun üreyebilen veya bulunabilen mikroorganizmalar risk oluşturmaktadırlar. Bu hastalıklar bazen basit bir soğuk algınlığından, daha ciddi veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öpüşme solunum (boğaz-burun) sekresyonları ( salgıları) ile direk fiziksel temasın olduğu bir durumdur.</p>
<p>Her iki taraf için de salgıların fiziksel transferi söz konusudur. Öpüşme ile enfekte salgılar yoğun bir şekilde karşı tarafa aktarılabilir. Temas sonucu bulaşan bu sekresyonlarda yoğun üreyebilen veya bulunabilen mikroorganizmalar risk oluşturmaktadırlar. Bu hastalıklar bazen basit bir soğuk algınlığından, daha ciddi veya kronik (müzmin) hastalıklara kadar değişebilmektedir. </p>
<p>Öpüşme ile sık bulaşan hastalıklardan örnekler;</p>
<p>Soğuk algınlığı<br />
Grip<br />
Grup A beta hemolitik streptokoklar<br />
Çocukluk çağı döküntülü hastalıklar ı(kızamık, kabakulak, suçiçeği, enteroviruslar gibi)<br />
İnfeksiyöz mononükleoz (Öpüşme hastalığı)<br />
Tüberküloz<br />
Herpes (uçuk)<br />
Bilinenin aksine Hepatit B, Hepatit C, AIDS gibi hastalık etkenleri tükrükte bulunabilmekle birlikte tükrükte çok düşük miktarlarda bulunduklarından bu yolla bulaş yok ya da diğer bulaş yollarına göre daha az kabul edilmektedir. Travmatik olmayan yani kanla temasın söz konusu olmadığı öpüşmeler bu hastalıklar için bulaştırıcı değildir.</p>
<p>Soğuk algınlığı: Soğuk algınlığı çeşitli viruslar tarafından oluşan ve üst solunum yolu infeksiyonu bulgu ve belirtileri ile seyreden bir hastalık tablosudur. Hafif seyirlidir. 200’e yakın virus çeşidi tarafından oluşabilir. Soğuk algınlığı dünyadaki en yaygın hastalıklardan birisidir. Özellikle okulların açılması ile eş zamanlı olarak başlar. Daha çok sonbahar ve ilkbahar aylarında görülürken, soğuk hava, virusların burun mukazasında üremesini kolaylaştırır ve infekte olmasına katkıda bulunur. Viruslar yakın temas ile rahatlıkla bulaşabilmektedir. Öpüşme ile de bu risk oldukça artmakta ve yoğun bir şekilde virus alımı olmaktadır.</p>
<p>Virus, kontamine yüzeylerde saatlerce kalabilmektedir. Bu yüzeylere temastan sonra da viruslar rahatlıkla buruna ve gözlere transfer olabilir. Bunu engellemek için el hijyenine dikkat edilmeli ve yakın temastan, buna öpüşme de dahil, kaçınılmalıdır.</p>
<p>Grip (influenza): Ateş, öksürük, baş ağrısı, halsizlik ve kas ağrısı ile seyreden akut viral bir infeksiyondur. Epidemi (ülke/şehir/kurum çapında) veya pandemi (dünyada) gibi geniş çapta salgınlar yapabilmesi ve akciğerle ilgili komplikasyonlarının özellikle bazı hasta gruplarında öldürücü olması nedeniyle, diğer akut solunum sistemi infeksiyonlarından ayrılır.</p>
<p>Kuluçka süresi etkenin konağa yerleşen dozuna bağlı olarak 18-72 saattir. Virüs solunum sekresyonları olan burun, boğaz çalkantı suyu, balgamdan izole edilebilir. Bulaşma virüs içeren küçük partiküllerin solunması ve solunum sekresyonlarının fiziksel transferi ile bulaşır. Öpüşme ile de rahatlıkla geçebilir.</p>
<p>Korunmada aşı ve infekte kişilerle yakın temastan kaçınmak önemlidir.</p>
<p>A grubu B- hemolitik streptokoklar: Bu grup bakteriler toplumda %5-25 oranında bulunabilmektedir. Sıklıkla hava yolu ve öpüşme dahil yakın temas ile bulaşır. Ayrıca deri lezyonları ile de bulaşabilmektedir. Aile içinde, kışla, kreş gibi toplu yaşam yerlerinde bulaşabilir. Genellikle kış aylarında daha fazla görülmektedir. Bu hastalıkta farinks ve tonsillerdeki infeksiyonlar dışında kalp ve eklem komplikasyonları açısından da önemlidir. Öpüşme ile infekte olan kişilerden bu bakteriler rahatlıkla direk transfer olabilir</p>
<p>Çocukluk çağı döküntülü hastalıklar: Bu hastalıkların hemen hemen hepsi oral sekresyonlarda bulunduğu için rahatlıkla öpüşme dahil yakın temasla ve damlacık yoluyla bulaşır.</p>
<p>Kızamık: İnfekte kişiler prodrom dönemde döküntü ortaya çıkmadan önce hastalığı bulaştırmaya başlarlar ve bulaşıcılık döküntü başladıktan sonrada devam eder. Hastada virus ağız içinde bulunduğu için boğaz çalkantı suyundan izole edilebilir.</p>
<p>Kızamıkçık: Hastaların solunum salgıları ile bulaşır. Döküntüden itibaren iki hafta daha bulaşıcılığı devam eder. Döküntü öncesinde 5-7 günlük ateş, halsizlik, baş ağrısı şeklinde prodrom dönemi olabilir. Bu virüste ağız içinde bulunduğu için boğaz çalkantı suyundan izole edilebilir.</p>
<p>Kabakulak: Damlacık infeksiyon ile bulaşır. Tükürük bezlerini enfekte eden bir viral hastalıktır. Virüs tükürük bezlerinden tükürük kanalları yoluyla ağızdan direk temas ile de bulaşır.</p>
<p>Enteroviruslar: Yaz aylarında ateş döküntü ile seyreden bir hastalıktır. Ağız içinde bulunan virüs, boğaz çalkantı suyunda izole edilebilir.</p>
<p>Su çiçeği: Ateş ve deri döküntüsü ile seyreden çok bulaşıcı bir çocukluk hastalığıdır. Erişkinlerde oldukça ağır seyreder. Kuluçka dönemi 2-3 haftadır. Daha çok ilkbahar, sonbahar aylarında görülür. Virüs trakea ve bronş epitel hücrelerine yerleşir. Solunum yolu ve yakın temas ile bulaşır. Yüzde, gövdede döküntü ve ağız içinde ve saçlı. deride veziküller vardır. Bağışıklık sistemi bozuk olanlarda hastalık ağır seyreder.</p>
<p>Herpes virüsler (HSV-I): HSV-1 ile birincil infeksiyon genellikle farinks ve ağız mukozasında oluşur. Bulaşma vezikül tarzındaki cilt lezyonu ile direk temas sonucudur. Kuluçka süresi 2-12 gündür. Hastalık birincil infeksiyondan sonra latent (sessiz) kalıp daha sonra bağışıklık sistemi baskılandığında yeniden reaktive olur ve yineleyen infeksiyonlara neden olur. Bunların başında “uçuk” adı verilen tablo gelmektedir.</p>
<p>Çocukluk çağında birincil infeksiyon geçirilmezse daha ileri yaşlarda gelişmediği görülür. Çünkü erişkinlerin ağız epitel hücreleri kalın ve dayanıklıdır. Bununla birlikte bu tür bireylerin herhangi bir nedenle bağışıklıklarının bozulduğu veya sağlık personeli gibi HSV ile yoğun karşılaşmaya bağlı olarak erişkin dönemde de birincil infeksiyon geçirdikleri görülür. Erişkinlerin %70- 90’ında HSV- 1 antikorları yani infeksiyonun geçirildiğine dair kanıt bulunmaktadır. Genellikle çocukluk yaş grubunda yakın temas ile duyarlı kişilerin deri ve mukozalarındaki çatlak veya sıyrıklardan etkenin girmesi ile bulaşır. HSV -1 infeksiyonu genellikle orofarenks ile sınırlıdır ve bu tür olgularda virüs çevreye infekte aerosoller veya tükürük ile bulaşır. Orofarengeal hastalık daha çok 1-5 yaş arası çocuklarda görülür. Ağız mukozası, dil, dudak, damak ve farinkste küçük veziküller ve ülserasyonlara neden olur. Bu tablonun veya uçuk adı verilen tekrarlamaya bağlı lezyonların bulaşında öpüşme önemli rol oynamaktadır.</p>
<p>İnfeksiyöz mononükleoz(öpüşme hastalığı, ukte humması): Her iki cinste, yılın her mevsiminde eşit sıklıkta görülür. Hafif bulaşıcı infeksiyon kabul edilir. Virüs insandan insana sıklıkla orofarinks salgıları ile yakın temas sonucu bulaşır. Nadiren damlacık infeksiyonu şeklinde bulaşır. Duyarlı konağın orofarinks epiteline girerek buradaki hücreleri infekte eder. Genç erişkinde akut infeksiyon; yüksek ateş boğaz ağrısı, lenf bezi büyümesi ile karakterize bir tabloya neden olur. Hastalar en sık boğaz ağrısı yakınması ile başvurur.</p>
<p>Tüberküloz: Kişiden kişiye geçiş başlıca solunum yolu ile olur. Tüberküloz hava yolu ile geçen infeksiyonlara klasik bir örnektir. Kaynak vakaların birçok solunumsal manevrası (öksürme, hapşırma vb..) ile bulaşır. Bu manevralar sırasında üst solunum yollarından yüksek hava akım hızları oluşur. Hava yolu mukozasını kaplayan sıvıdan ve akciğerlerdeki infeksiyon odaklarından çok sayıda sekresyon damlacıkları ile tüberkülozlu hastalardan sağlam kişilere geçişi olmaktadır.</p>
<p>Ancak buluşta aktif özellikle öksürük ve balgam çıkarımının eşlik ettiği akciğer tüberkulozu geçiren kişilerle öpüşme dahil yakın temas, tedavi başlanana kadar bulaş açısından risklidir. Akciğer dışı yerleşim gösteren tüberküloz, tedavi başlanmış ve tedavinin üzerinden 2 hafta geçmiş olgular bulaştırıcı kabul edilmemektedir.</p>
<p>Yukarıda öpüşme ile sık bulaşan belli başlı hastalıklardan söz edilmiştir. Ancak infeksiyom etkenlerinin pek çoğunun giriş bölgesinin boğaz- burun olduğu, etkenin ve hastalığın özelliğine göre burada kısa yada uzun bir çoğalma süreci geçirdikleri düşünüldüğünde öpüşmenin çok sayıda etkenin bulaşında önemli rol oynadığı öngörülebilir.</p>
<p>Bu nedenle özellikle kış aylarında ve özellikle infeksiyon bulguları olan kişilerle öpüşmekten kaçınılması ve kalp hastaları, küçük bebekler, bağışıklık sistemi baskılanmış kanser hastaları ve önemli ameliyatlar geçirmiş kişilerin nekahet döneminde tümüyle öpüşmekten kaçınmaları kuvvetle önerilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trpartner.com/cinsellik/opusme-yolu-ile-bulasan-hastaliklar-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genital Herpes (HSV)  nedir</title>
		<link>http://www.trpartner.com/cinsellik/genital-herpes-hsv-nedir.html</link>
		<comments>http://www.trpartner.com/cinsellik/genital-herpes-hsv-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 08:29:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.trpartner.com/?p=765</guid>
		<description><![CDATA[Genital herpes “Herpes simplex” adlı bir virüsten kaynaklanır. Virüs ile enfekte olan insanların çoğu herhangi bir semptom göstermez. Herpes simplex virüsünün (HSV) iki ana tipi vardır: HSV-1 ve HSV-2. HSV-1 enfeksiyonu çoğunlukla yüz bölgesinde uçukların ortaya çıkmasına yol açar (buna karşın kimi zaman genital herpese de sebep olabilmektedir). Genital herpesin semptomları genital organlarınızda uçuk (kabarcık, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genital herpes “Herpes simplex” adlı bir virüsten kaynaklanır. Virüs ile enfekte olan insanların çoğu herhangi bir semptom göstermez.</p>
<p>Herpes simplex virüsünün (HSV) iki ana tipi vardır: HSV-1 ve HSV-2. HSV-1 enfeksiyonu çoğunlukla yüz bölgesinde uçukların ortaya çıkmasına yol açar (buna karşın kimi zaman genital herpese de sebep olabilmektedir).</p>
<p>Genital herpesin semptomları genital organlarınızda uçuk (kabarcık, kızarıklık, ağrı, kaşıntı) çıkmasına benzer. Semptomların ilk ortaya çıkışının ardından, yeni semptomlar ortaya çıkabilir, ya da diğer adıyla “reküranslar” oluşabilir. </p>
<p>Genital herpes virüsü ile enfekte olan bir kişi için kesin tedavi olmamasına rağmen, ilaç tedavisi yoluyla semptomlar kontrol altında tutulabilir ve cinsel aktivitenin daha güvenli yapılmasıyla (kondom kullanılarak) enfeksiyonun eşlere bulaşma riski azaltılabilir.</p>
<p>Belirtileri Nelerdir ?</p>
<p>Genital herpesin semptomları büyük değişiklikler gösterir. Herkesin deneyimi birbirinden farklıdır.</p>
<p>En sık görülen semptomlar arasında:</p>
<p>Genital bölgede (ve muhtemelen kaba et, sırt altı bölge ve kalçada) kaşıntı ya da ağrı<br />
Genital bölgede ortaya çıkan, soyulan ve daha sonra kabuk bağlayan kabarcıklar<br />
Kaba et, kalça ve kasık bölgesinde kabarcık ve uçuklar<br />
Muhtemelen baş ağrısı, bitkinlik ve adale ağrıları<br />
Daha az yaygın olmakla beraber, genital herpes ateşe de yol açabilir.<br />
Nadiren, kasık bölgesinde yanma ya da kabarma meydana gelebilir (bu durum lenf nodlarının şişmesinden kaynaklanır)</p>
<p>Genital herpesin ilk görüldüğü zamanki belirtileri tedavi edilmezse, bir ile dört hafta kadar sürebilir. Bir kere herpes virüsüne yakalandığınızda, antiviral ilaç tedavisi görseniz de virüs vücudunuzda kalır.</p>
<p>Ne yazık ki, virüsün kendini gösterdiği hastalar gelecekte de sık sık yinelemeler yaşayacaklardır. Ancak, bu yinelemeler daha az şiddetlidir ve ilk ataktan daha kısa sürmektedir.</p>
<p>Hafif semptomlar ya da hiç semptom görülmemesi</p>
<p>Bazı insanlarda genital herpes ortaya çıktığında sadece hafif semptomlar görülür. Bu durum doktorların genital herpes virüsünün neden olduğu semptomları tanımalarını güçleştirir.</p>
<p>Kimi zaman, insanlar bu hafif semptomları başka bir durumun semptomları ile karıştırabilir (kadınlardaki mantar enfeksiyonları gibi).</p>
<p>Bazı insanlar ise virüs ile enfekte olmalarına karşın hiçbir semptoma sahip olmayabilir.</p>
<p>Bu “atipik” durumlarda, uçuk yaraları genital herpes ile ilişkilendirilen kabarcıklardan farklı görünebilir. Böyle durumlarda, genital bölgeden sürüntü alınması ya da kan örneğinizin alınması herpes virüsünün bulunup bulunmadığının anlaşılmasında özellikle faydalı olabilir.</p>
<p>Semptomlar hafif olsa – ya da hiçbir semptom olmasa dahi, virüs cinsel eşe bulaşabilir (“asemptomatik yayılma”).</p>
<p>Genital herpese yakalanıp yakalanmadığınızı ancak doktorunuz kesin biçimde söyleyebilir.</p>
<p>Tanı aşağıdakilere dayanılarak yapılır:</p>
<p>Tıbbi geçmişiniz<br />
Özellikle uçuk ya da benzeri semptomlar mevcut ise, fiziksel muayene<br />
Laboratuvar testleri<br />
Eğer genital herpese yakalandığınızı düşünüyorsanız, semptomlarınızın sebebinin ne olduğunu öğrenmek ve tedavi seçeneklerini tartışmak için doktorunuza vakit geçirmeden danışmanız önemlidir. Doktorunuz tarafından reçete edilen tedavi genital herpesin semptomlarını hafifletir – ya da eğer her gün “supresif / baskılama” tedavisi alıyorsanız, bu tedavi atak sayısının %80-90 oranında düşürülmesinde yardımcı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.trpartner.com/cinsellik/genital-herpes-hsv-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

